Jüpiter

Gökyüzünün açık olduğu bir gecede Jüpiter'e baktığımızda gördüğümüz kırmızı noktanın çevresinde yaklaşık 340 yıldan bu yana süregelen dev fırtınanın saatte 200 Km'yi aşan rüzgarlarını fark edemeyiz. Oysa Jüpiter, Güneş Sistemi'nin en büyük gezegenidir ve Dünya'nın 11 katı büyüklüğündedir. 

Jüpiter, Güneş'e beşinci uzak gezegendir ve renkli bulutlarla çevrilidir. Bulutlar, gezegenin çok hızlı dönüşü nedeniyle saatte 700 km hıza ulaşırlar. Kristalleşmiş su, amonyak ve diğer kimyasalların hidrojen ve helyumdan oluşan bir atmosferde yüzmeleri ile meydana gelir. 

Jüpiter

Jüpiter'in İçi 

Jüpiter diğer gezegenlerin hepsinin toplamından fazla materyale sahiptir. Materyalin çoğu hidrojendir, merkeze doğru gidildiğinde kayalık çekirdeğe varılır. Çekirdeğin çevresinde Jüpiter'in güçlü yer çekimi ile dıştan içe doğru yoğunluğu artan sıvı hidrojen bulunur. 

Sıvı hidrojen Jüpiter'in derinliklerinde daha çok erimiş metal gibidir. Elektriği iletir ve bu nedenle Jüpiter'in alanı manyetiktir. Manyetik çekim alanı, Dünya'nın 4000 katıdır. Güçlü manyetik çekim özelliği Jüpiter'i bir radyo ileticisine dönüştürür. Sinyalleri, radyo teleskopları ile toplanır. 

Jüpiter'e Yapılan Uzay Yolculukları

 Jüpiter'i incelemek üzere gönderilen ilk uzay mekikleri olan Pioneer 10 ve 11, 1973 ve 1974'te fırlatılmıştır. 1977'de gönderilen Voyager 1 ve 2 inanılmaz görüntüler elde etmişlerdir. Voyager'den gelen görüntüler Jüpiter'in diğer gezegenler gibi bulanık ve dar bir toz bulutu ile kaplı olduğunu göstermiştir. Voyager ayrıca o zamanlar astronomlar tarafından henüz keşfedilmemiş üç uydu daha bulmuştur. 

1989'da fırlatılan Galileo Uzay Mekiği, 1994'te Jüpiter'e ulaşmıştır. Önceki mekikler gibi üzerinden uçmak yerine yörüngeye yerleşerek birkaç yıl boyunca gezegeni gözleme fırsatı yaratmıştır. Galileo, bir araştırma roketini Jüpiter atmosferinden aşağı bırakmış, Dünya'ya ısı, basınç ve kimyasal yapı ile ilgili bilgiler iletmiştir.

Jüpiter'in Uyduları 

Astronomlar Jüpiter çevresinde 67 uydu bulmuştur. Çoğu yaklaşık birkaç kilometre çapa sahip bu çok küçük uyduların bazıları oldukça büyüktür. Dört büyük uydu teleskoplarla görülebilir. Bunlar Jüpiter'e uzaklıklarına göre Lo, Europa, Ganymede ve Callisto'dur. Ganymede, Güneş Sistemi'ndeki en büyük uydudur. Çapı 5268 km olan bu uydu Merkür'den daha büyüktür. 

Ateş Ve Buz 

Lo, pek çok aktif volkanın sülfürlü kimyasallar püskürttüğü değişik bir uydudur. Yakınındaki Avrupa ise tamamen farklıdır. Kalın bir buz katmanı ile kaplı olan yüzeyinde yer yer kırıklar vardır. Buz katmanının altındaki suyun bazı bölgelere basınç yaparak çatlaklar ve engebeler oluşturduğu düşünülmektedir. 

Bilimsel Gelişmeler

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.