İzafiyet (Görelilik Kuramı)

Süper hızlı bir uzay aracı ile ışık hızının %99'u oranında bir hızla Sirius yıldızına gidip geldiğinizi hayal edin.Bu sürede 17,5 yıl geçmiş olur. Ancak zaman yolculuk sırasında yavaşlar. Dönüşünüzde sadece 2,5 yıl yaşlanmış olursunuz. 

İzafiyet (Görelilik Kuramı)

İzafiyet teorisine göre hareketli bir nesne için zaman,dışarıdaki bir gözlemciye göre daha yavaştır. Zamanın çok yavaş geçmesi için çok hızlı, neredeyse ışık hızı kadar (saniyede 300.000 km) hareket etmek durumundadır. Hiçbir uzay aracı bu kadar hızlı yol alamaz, ancak çok hızlı hareket eden parçacıklar, izafiyetin doğru olduğunu göstermiştir. 

En Yüksek Hız Limiti 

Hızlı hareket eden nesneler için değişen tek şey zaman değildir. Dışarıdaki bir gözlemci için hareketli bir nesnenin kütlesi nesne hızlandıkça artar ve boyu kısalır. 

İzafiyet teorisi, bir cismin kütlesinin ışık hızında hareket ettiğinde sonsuz bir büyüme göstereceğini söyler. Sonsuz kütle imkansızdır. Bu sebeple hiçbir şey ışık hızında ya da daha yüksek hızlarda hareket edemez. 

Enerji Yaratmak 

İzafiyet, ayrıca kütlenin enerjiye dönüştüğünü öne sürer. Bunun anlamı bir maddenin ısı ya da ışığa dönüştürülebileceğidir. Bir teori Güneş'in nasıl parıldadığını da açıklar. Merkezindeki gaz, büyük miktarda ısı üretir. 

Nükleer güç istasyonlarındaki reaktörler de bu şekilde çalışır. Reaktörler az miktarda nükleer yakıtı, yüksek miktarda ısı enerjisine dönüştürürler. Bu ısı daha sonra elektrik üretiminde kullanılır. 

Albert Einstein (1879 - 1955) 

Almanya'da doğmuş ve ABD'de yaşamış, izafiyet teorisini açıklayan ünlü fizikçidir. Teorisinin ilk kısmı olan özel izafiyet teorisini 1905'te yayımlamıştır. Bu, hareket eden cisimler için zamanın yavaşlaması ve kütlenin enerjiye dönüşmesini kapsıyordu. İkinci parça olan genel izafiyet 1915'te yayımlandı. Bu teoriye göre yıldızlar gibi maddeler uzayı kavislendirir ve ışıklarının kırılmasına neden olurlar. Uzayda oluşan karadelikler bu şekilde açıklanabilir. 

  • Einstein, izafiyet teorisini ışık hızının sabit olduğu ve onu ölçen kişinin ne kadar hızlı gittiğinin bir önemi olmadığını öğrendikten sonra öne sürmüştür. Bir trenin makinisti ve yerde duran bir insan, bir sinyalden gelen ışık hızını ölçmeye çalıştıklarında tren hızla yol alıyor olsa da aynı sonuca ulaşacaklardır.
Bilimsel Gelişmeler

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.