İnsanoğlu Simülasyon Olabilir Mi?

Bilim dünyasının son dönemde tartıştığı  konulardan birisi  ve belki de en ilginci  bu, evrenin bir simülasyon olup olmadığı.
Bu konudaki şüphecilik ile ilgili ilk düşünceler MÖ 5. yüzyıla kadar dayanır. Parmenides, The Way of Truth adlı kitabında fiziksel dünyanın günlük gerçekliğe bakışının hatalı olduğunu ve dünyanın değişmeyen, kendini güncellemeyen ve yok edilemeyen bir bütün olduğunu söyler.

Aklımızdaki ilk soruyla başlayalım: Simülasyon nedir?
Latince kökenli bir kelime  simülasyon, kelime anlamı olarak ‘’yapar gibi olmak; taklit etmeye çalışmak , benzemek’’ anlamlarına geliyor. Gerçekte hayata geçirilecek bir şeyi, genellikle bilgisayar ortamında hayata geçirip sonuçlarına göre kararlar verilir. Başka bir ifade ile modelleme yapılır.

2016 yılında bir konferansa  katılan Elon Musk, “Bence gerçek bir dünya da yaşıyor olabilme ihtimalimiz milyarda birdir” dedi. Bu cümleyi kuran dünyanın en büyük girişimcilerinden biri olunca  insan düşünmeden edemiyor. Peki  Elon Musk bu düşüncesinde haklı mı? Eğer evren Matrix filmindeki gibi gibi bir  simülasyon ise bunu nasıl anlarız? Bu yazıda inceliyoruz.
İnsanoğlu Simülasyon Olabilir Mi?
Sanal Gerçeklik Ve Simülasyon Teorisi

Elon Musk insanoğlunun  bir simülasyondaki bilgisayar karakterleri olabileceğini söylüyor: “40 yıl önce pong oyunu vardı.Bu oyun sadece iki çizgi ve bir noktadan oluşuyor. Sadece 40 yıl sonra, şimdi yüzbinlerce insanın aynı anda oynadığı fotoğraf gerçekliğinde gerçekliği arttırılmış  3B simülasyonlar yapabiliyoruz  ve bu her yıl daha da gelişiyor. Böyle giderse oyunları gerçekten ayırmakta epey bir zorlanacağız.

Simülasyon fikrinin  güncel  versiyonu, İngiliz filozof  Nicholas  Bostrom   tarafından 2003 yılında açıklanmıştı. Basitçe anlatmak  gerekirse,hipotez gelişmiş bir uygarlığın insan gelişimini görmek  amacıyla geçmiş medeniyetleri  simüle ettiği fikrine daynıyor. Bu nedenle, tarihi  popülasyonlar hakkında bilgisayar  oyunları oynuyor gibi olabiliriz, ancak gerçekte olan  teknolojik açıdan çok daha gelişmiş bir uygarlık  bizim oyun oynamamıza benzer bir şey yapıyor olabilir. 

İnsanoğlu Simülasyon Olabilir Mi

Taklit edilmiş bir evren hipotezi  Bostrom  tarafından resmen açıklanmış ve kısa süre önce  Elon Musk ve Tyson tarafından gündeme getirilmiş olsa da, bu aslında pek de yeni bir hipotez  değil. Çevremizdeki her şeyin yalnızca bir yanılsama olması olasılığı, uzun yıllardır bilim çevrelerinin üzerinde düşündüğü bir hipotez.
Simülasyon fikriyle yeni karşılaşanlar için; simülasyon gereği, "bir durumun ya da sürecin taklidi" şeklinde durumu aktarabiliriz. Yani, şayet bir simülasyonun içinde  yaşıyorsak nasıl var olabiliriz de bildiğimiz haliyle fiziksel dünya ile etkileşim halinde oluruz? Gıda, insanlar, atmosfer ve benzerleri ile olan etkileşimlerimiz, insan beyni fiziksel olarak bu şekilde algılamamızı  detaylı bir şekilde sağlayacak şekilde programlı olmadıkça hipotez  doğal olarak  çıkmaza giriyor. Yani taklit olan bir varlık fiziksel bir varlık kazandığında aslında simülasyon olmaktan çıkıp gerçekliğe mi dönüş yapar?

Simülasyon gerçekliği kavramına karşı sunulan antitezlerden  bir diğeri de, bilgisayar teknolojisindeki  sınırlamalar.  Kuantum bilgisayarlar yıllar içinde ne kadar gelişmiş olurlarsa olsunlar, onları gerçek bir dünya yaratma noktasında kullanabilmek, teknolojik olarak olanaksız gibi görünüyor. Ancak tabii ki, bugün sahip olduğumuz teknolojik imkanlar ile. Gerçi açıkçası bilgi teknolojisi keskin  ve hızlı bir biçimde değişime uğramadığı takdirde, bu asla imkan dahilinde de olamayabilir.

Esasen bildiğimiz şekliyle hayat, tümden değişmez ve bilgisayar çalışma sistemi bugün olduğundan daha değişik bir biçime bürünmez ise,Elon  Musk'un değindiği simülasyon teorisinin imkan bulabileceği  tek yol bildiğimizden daha yüksek noktada  bir gerçeklik seviyesinin aslında var olması. Bilim çevreleri , insanlığın gezegenimiz  olan Dünya'da bu kadar uzun zaman  hayatta kalabileceğini düşünmediği için, bir uygarlığın asla bir simülasyon oluşturabilecek gelişmişlik düzeyine varamayacağını düşünüyorlar.

Sonuç olarak bugün bu simülasyon teorisini ispatlayan  ya da çürüten kesin bir kanıt henüz ortaya konabilmiş değil. Sadece ihtimaller ve her bir ihtimalle doğan bilimsel
sınırlamalar mevcut...

Bu konu ile ilgili gelecek haftaki yazımızda simülasyon teorisine  karşı çıkan fikirleri daha ayrıntılı olarak sizlere sunup kararı siz değerli takipçilerimize bırakacağız.Tekrar görüşmek üzere…

Remzi Bayram
Bilimsel Gelişmeler

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.